T U Z L A   İ L Ç E   T E Ş K İ L A T I
  ANA SAYFA
  GENEL BAŞKANIMIZ
  İL BAŞKANIMIZ
  İLÇE BAŞKANIMIZ
  İLÇE YÖNETİM KURULU
  TUZLA İLÇEMİZ
  KADIN KOLLARI
  GENÇLİK KOLLARI
  MAHALLE TEŞKİLAT
  BELDELERİMİZ
  ETKİNLİKLERİMİZ
  LİNKLER
  İLETİŞİM
  E-POSTA
HABERLER
HERKES İŞİNİ EKSİKSİZ VE TAM YAPSIN...
 
HERKES İŞİNİ EKSİKSİZ VE TAM YAPSIN...

ANAVATAN GENEL BAŞKANI SAYIN ERKAN MUMCU’NUN, SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN RECAİ KUTAN’IN TAZİYE ZİYARETİNDE YAPTIKLARI KONUŞMA

06.04.2007/ANAVATAN GENEL MERKEZİ

 

Erkan Mumcu: Değerli arkadaşlar sayın Genel Başkana ve sayın bakana ve sayın bakanlara nezaketleri dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Acımızı paylaştıkları için kendilerine bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ve sözü sayın Genel Başkana bırakıyorum.

 

Recai Kutan: Değerli basın mensupları bir süre önce maalesef Türkiye önemli bir kayba uğradı. Anavatan Partisinin değerli bir milletvekili bir trafik kazasında maalesef hayatını kaybetti. Ondan bir iki gün sonra üzülerek gördük ki merhumun torunu  da aynı şekilde hayatını kaybetmiştir. Ben değerli arkadaşımız Şevket Kazan’la beraber Anavatan Partisini ve muhterem Genel Başkanı Erkan Mumcu Bey’in şahsında diğer arkadaşlarına başsağlığı dileklerimizi ifade etmek ve merhuma Allah’tan rahmet dilemek amacıyla bu ziyareti yaptık. Dileğim artık bu tip trafik kazalarının olmamasıdır. Ülkenin değerlerinin böylesine trafik kazalarıyla kaybolmamasıdır. O dilekle tekrar ben Erkan Mumcu kardeşimizin şahsında bütün ANAVATAN camiasına ve milletimize başsağlığı diliyorum.

 

Erkan Mumcu: Allah razı olun çok teşekkür ediyorum. Arkadaşlar sorularınız varsa…

 

Soru: YÖK’ün dünkü açıklamasını siz nasıl değerlendiriyorsunuz. Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda 367 milletvekili şartı ve diğer cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin kriterleri konusundaki düşünceleri konusunda ne düşünüyorsunuz?

 

Erkan Mumcu: Anayasal kurumların öncelikle Anayasada yazılan görevlerini yerine getirmeleri gerektiğine inanıyorum. Ve Anayasal kurum olmaktan kaynaklanan ayrıcalıklarını demokratik düzeni zorlayıcı bir tutumla kullanmalarını doğru bulmam. YÖK işine baksın, siyaset kendi işine baksın, yargı kendi işine baksın. Burası demokratik bir hukuk devleti. Hukuk devletinde kimin görevinin ne olduğu, kimin vazifesinin ne olduğu bellidir. Mesele basit bir görüş açıklama olarak görülemez. Benim anlayışımda bu yaklaşım görüş açıklamanın ötesinde demokrasiye bir müdahaledir ve haksız bir müdahaledir. İktidar muhalefet çelişkileri bir tarafa Türkiye’de iktidarın ortaya koyduğu son derece yanlış ve tehlikeli politikalar diğer tarafa bu oyunun demokrasinin koyduğu kurallar içinde, hukukun koyduğu kurallar içinde oynanmak zorunda olan bir oyun olduğunu unutmamak lazım. Oyun demekle sadece bir benzerlik kuruyorum yoksa yaşadığımız şeye bir oyun demiyorum. İşin özeti budur. Herkes işini yapsın. Herkes işini eksiksiz ve tam yapsın, kimse de üstüne vazife olmayan işleri üstlenmeye, durumdan vazife çıkarmaya kalkmasın.

 

Recai Kutan: Sayın Mumcu’nun açıklamaları hakikaten demokrat ve hukukun üstünlüğünü ilke edinmiş olan bir ülkede söylenebilecek en doğru söz. Rektörler toplanıyor ve ondan rektörler kurulu adına bir açıklama yapılıyor. Eğer YÖK Başkanı Erdoğan Teziç , rektörler adına değil de  bir Anayasa hukukçusu olara şahsi görüşünü ifada etseydi buna söylenecek her hangi bir şey olmazdı. Ancak adeta YÖK adına bir değerlendirme yapılıyor ki bu fevkalade yanlıştır ve Anayasa ile belirlenmiş olan YÖK’ün yetkilerini zorlamak ve dolayısı ile demokratik anlayışa bir yönü ile bir müdahale niteliğindedir. Bu itibarla biz Saadet Partisi olarak bu davranışı tasvip etmediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum. Tabii bu vesile ile gene çeşitli Anayasa hukukçuları, profesörleri tarafından birbirine karşı çıkan görüşler de ifade edildi. Yani dolayısıyla bu son olayı dolayısı ile yanlış bir olay olarak değerlendiriyorum.

 

Erkan Mumcu: Değerlendirmemi tartışma konusu olan konu üzerinden değil, kurumların Anayasal yetkileri görevleri ve demokrasi dışı müdahale sayılabilecek tutumlar üzerinden yaptığımı bir kez daha ifade etmek isterim . Ben bir hukuki bir yorum yapmak durumunda değilim.Bu benim işim de değil. Ben  bir siyasetçiyim, bir siyasi parti adına konuşuyorum. Onun için yanlış anlaşılmaya meydan vermesin. Benim karşı çıktığım şey kişilerin, kurumların üstüne vazife olmayan girişimlerde bulunup demokratik ortamı ne yazık ki bozucu etkilerde bulunmalarıdır. Demokrasiyi rencide edici davranışlarda bulunmalarıdır. Yoksa işin tartışma konusu edilen kısmı bi bahse diğerdir, onu yorumlamak da benim işim değildir.

 

 

Soru: Sayın Kutan’a farklı bir soru sormak istiyorum? Avrupa İnsan Hakları mahkemesi biliyorsunuz Merve Kavakçı’yla ilgili davada kararlarını açıkladı. Türkiye’yi haksız bulan bir karar çıktı buradan. Sizin düşünceleriniz nedir bu davayla ilgili?

 

Recai Kutan: Şimdi meseleyi iki yönde değerlendirmek mümkün, bunlardan bir tanesi Fazilet Partisinin kapatılması ve onun ardından üç değerli mensubumuz hakkında 5 yıl süreyle yasaklı karar verilmesinin yanlış olduğu ifade edilmiştir. Tabii buna iştirak etmemek mümkün değil. Ancak bu karar bütünüyle incelendiği takdirde, hakikaten baştan beri bizim inandığımız ve ifade ettiğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki haçlı zihniyetinin aynen devam ettiğidir. Yani tam kendi anlayışlarına, yapılarına uygun bir karar verilmiştir. Bu kararı gördükten sonra, hatırlayacaksınız biz Fazilet Partisinin kapatılma hususunda verilmiş olan Anayasa Mahkemesi tarafından, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürmüş idik. Ancak bu Leyla Şahin davasında ortaya koydukları tavır nazar itibarı alınarak biliyorsunuz biz o vakit “bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine güvenilmez” dedik ve müracaatımızı geri çekmiş idik. Bu kararımızın, bu davranışımızın ne kadar haklı olduğunu, bu son kararda ifade etmiş durumdadır.

 

Erkan Mumcu: Çok teşekkür ediyorum, sağulun.        

Eklenme Tarihi : 06.04.2007
© 2006 Anavatan Partisi - İstanbul İli Tuzla İlçe Teşkilatı